13/5/2008 - Rintruz Namesi

uzun bir yol geçseydim gözlerimin bakışsız yontularından keşke/
bir kez daha söylenebilseydi o ilk anın büyüsü/
geçip gitmeseydin sancılı sarsılışlardan/
bir karanlığa ışıktan doğmak kazanımlığında/
dağılıyor saatlerim boşluğun çektiği yerdeyim/
biliyorum korunmasız kelimelerim/
sussa aklım sana anlatacak derdini iklimim ama susmuyor/
deliren kollarım kopasıca parmaklarım işlemek istiyor hiç yaşanmayanı/
canım acıyor bilmediklerimden kanım akıyor bilip de bildiremediklerimden/
tofana avuçlarımı açmışım oysa gelsen sormayacağım sana kimsin diye/
enkazında kalabileceğim bir gerçek tutuyorsan elinde/
susmak zorunda değilim de midem ağrıyor krampları zor atlatır bu bünyem/
kendimi kaç kez bıraktım surların kucağına sırlarını fısıldadığı zaman korkmadım mumyalanmaktan ama ağır geliyor yaşam/
sevda gibi/
elbet yağmur temizleyecek yüreğimizin sokaklarını ama takatim dizimden çıktı aklımca/
var mı hayata dair sevdanın alımlık seyri varım ben gülüşümle/
davet değil elbet icabet gerekmez ama saydam bir kimseyim ben kimsesizliğimden uzak/
kıyıdaki dalga gibi zorbayım içimin kumlarına/
bıraktım belki kendimi kurşun ağırlığınca içimin derinliklerine ama yüzeye yakınsa gözleri bir dilencinin duası varır gözlerime/
kızma ama keşke sen hep olsan yanımda ya da bir idrak mesafesinde/
olmaman iyi aslında şimdi burda belkide bilmemen de /
çok biziz aslında sadece kapı duvar aynı malzeme çarpışınca çok ses çıkıyor ve ben korkuyorum belki de güzel bir şey korkmam beni kaçırtıyor benden/
karmaşık değilim aslında sadece yeteneksizim buhranlara sanki kapıyı açsam yerle bir edilecek evim biliyorum oysa sen bilmezsin yakıp yıkmayı/
kanım sessizce konuluyor içi altın dışı gümüş kaseye /
Roda Uyanık
|