RodaUyanik

9/10/2008 - Isfahan'a Beş Kala

Kategori: siirlerim
                       

Biliyordum ışıklarında bir bir kaybolacağını gülüşlerimin
Tüm tellerinden kurtardığım çocukluğum
Şimdi kulaklarımda

İçimin fırtınalarını yağmurlarla eskittim
Yıkılmadan kalkılmıyordu ya
Tüm yıkımlarımı yansımalarıyla birlikte erittim

Biliyordum beni terketmeyeceğini
Kulların asli görevi değil miydi sabır
Yüzüm aynaların umursamadığı bir yağmur şimdi

Arındım kölelerimden / acılarımdan
Birini gönderecektin elbet / duydum
Doyurdum kemiğimi o sesle

Biliyordum karanlığın esnemelerinin bir şekerleme olduğunu
Şimdi sessizliğime bir ezgi doğdu
Bütünleşmenin andı bu

Kolay olsaydı ezildiğin yerlerin tümsek oluşturmadan geçmesi
Kesimsiz kalırdık üşümelerimize
Kellelerimiz avutucu bir mühür olsaydı
Kimse başsız kalmazdı

Duydum/duyumsadım
Tüm çakıl taşları kalkacak yavaş yavaş üzerimden
İçimin kuyusundan çıkacağım

10 Ekim 2008
Roda Uyanık

(Farid Farjad'ın Taghtam Deh ' ile birlikte ...)

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/9/2008 - Mitoz Bölünme

Kategori: siirlerim



Hangi sürgün atiyle toplarım saçlarımı
Kurbanlık seyirlerin sırrı silindi kulaklardan
Törpüsüz katı bir çığlık
Yıkanmış sis kaldı nefesim toplamalarda
Kalınmışlığımın bozuk titremelerinde
Sıfatsız namelerle parçalandı avuçlarım
Ağlan kaldım ağsız sevişlerde

Taştı kaselerden kan
Uğrak yer... Kaldırımlar…
Kurtaramadım kapıya asılı yıldızları o atlaslardan
Karnım, sancılarımın bölünmüş kimliksizliğidir
Öyle sırıtkan…somurtkan…safkan

Tüm ilgisizliğimle azize ilan edildim
Yumuşak böğürtlenlerimin kundak arası çığlığı
Saçlarımdan kaydırılan tüm kabartmalar
Kapatıldı tek tek hazineye
Ben susarken,
Uğrak tezgahlardan topladığım
Yeniyetmeler dikerken hafızamı
Yaydı kokusunu ölüm

Güneşe bakmaya yüzüm yok
Kırkikindi selam süslemelerinde
Yakası açıldı satır satır boğazın
En defnedilmemiş haliyle
Güneşe bakacak gözüm yok
Dağlardan itilen közüm

Ben yine üşüyorum
Üşüdükçe körleşiyor nefesi Nefida’nın
Körleştikçe serinliyor kulakları Kutina’nın
Nefida bir öğle merasimiydi
Kutina kuşatılmış akşam üstleri

Kırk birinci ikindiye varıyor
Kendimden olma artıklar
En tükürülesi hâlleri
Surlaştığım en engebeli tümseklerden
Bırakıyorum savaşılası kanlı bebeklerimi

Yakınmış gibi sislenen göbek bağları
Sürüldü yüzüne Sengida’nın
Sürünerek geçti avam türküler
Yılanlığından insanların
Akrepliğinden korktu
Zehirlerinin yakış ezberlerinden
Ki Rengida sadece sabah kokardı
Farktı beklediği göbek bağlarından

Suyu az akıtılmış bir çeşmeydi
Susak kalmış, sürüngen bağ bozumlarında
Kerpiç damlı kör havzalarda
Sesi az çıkmış bir düştü Rengida
Üzerine ağıt yakılmamış gece rengi
Tüm tuvallerin gizli rengi

Muskalanan makus kaderlerin öyküleriydiler
Yaşları omuzlarında yağmurla uzayan
Hiçbiri ölümden daha güzel kokmuyordu
Ellerine yaşam haritası çizilmeyendiler
Aynı toprakta kanlandılar
Başlangıç noktasında…


18 Şubat 2008 Diyarbakır


Roda Uyanık
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/8/2008 - Yüzleşme Benimle

Kategori: siirlerim

Şimdi iklim gibi geçiyorsun yanımdan...
Yağmura niyetli sancılı bir kafeste çağ biriktirmiştim sana.
 Kasesiz gül ertelerinden serin bir gülümseyiş tutmuştum ciğerlerimde,yaşatabilen...
Kansız bekleyen tümcelerimden bir ikilem sundum, tarihin bizi eskitemediği o deniz kıyısından.

Her ne ittiysen içine, orda filizlenecek bir argüman değil artık bakışlarım
Kıyıdan ötesini düşündün de varamadın mı soysuzlar rıhtımına?
Git yeşer hangi toprakta istersen.
Tokat'a yarım asır bir yüz süren çift görürsen,
o yüze aldan ki o yüz sırların bekçisidir.

Toparlanamayan yüzüm eksik bir sızı
Kenevirle sarılmış bir son düşünceyim
Hiç bir ilintiyi bahşetmiyor kelimeler kırbaçlarında
Olduğun yerde kal, gülüşünle
Sen, nasılsa dinlenebilecek bir ağaç gölgesi bulamayacaksın yarınlarda...

Roda Uyanık

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2008 - Rintruz Laneti

Kategori: rintruz

Sökerim canından parça da kimseler çıkıp sövmez eksilere bürünmüş celladı...
Soyuna tüküre tüküre geçtiğim kalabalıklardan usulca kan akıtıyorum hesaplarına.
Bihaberler çıkaracağım yangından.
Sen çok mu aydınlıksın ben nefesimle zehirlerken onları ?
Karanlığımdan geçilecek aydınlığa !
Ördüm seni lanetli ipinle, boynun acıdı mı ?
Ellerinden geçiyor şimdi kanatarak, hakkın bu değilmiydi ki sanrılara boğuluyorsun karşımda?
Kime dayatsan ucube bakışını, boyun kadar intikam alınır cücelerinden.
Sırf sevda sana uzak diye böyle vuruluyorsun kaburgalarından...
Unutma !

Roda Uyanık

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/6/2008 - Seni Silvan 'da Sevdim

Kategori: siirlerim



Seni , kapkaç gecelerin

Bağışlanmaz körpeliğinde

Seni , çatırdayan damların

Baldırı çıplak yalnızlığında

Seni , şaşırtıcı renklerin

Kelebek ölülerinde

Seni , deri değiştiren

Yılan nöbetlerinde

Seni , dut ağacının

Çarşaf tutma becerisinde

Seni , toprak eşelemelerinin

Solucan tuzlamalarında

Seni , oyunlarımın küçük bahçesinin

Büyük salıncağında

Seni, faili belli cinayetlerin

Acı defninde

Seni , sıkılan kurşunların

Divan altı saklanmasında

Seni Mescit mahallesinin

Cami köşesinde

Seni , Kaniya Mezin’ın

Kuruyan çeşmesinde

Seni, Zembilfroş kalesinin

Sevda nöbetlerinde

Sevdim

Seni Malabadi’den atlar gibi sevdim

 

2006 – 2008

                                                                   Roda UYANIK
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/5/2008 - Sırlanan Bekçiler

Kategori: siirlerim

 

 

 

Taşların sırrından çıktım yola belki

Kemiksizliğinden yılanların

Kondurmadım alnıma sahici tanılar

Tınısız kelime önlerinde soğuttum kendimi

 

Kıyıya sadık üçgenlerden çıktım belki

Kadırgasız kasvetlerden

Estirmedim suratımda suretinin yalnızlığını

Yanlış adreslerde büyüttüm kendimi

 

Toprağın kırmızısından aldım rengimi belki

Kimliksizliğinden ciğerlerin

Tutturmadım nefesimden itici bildiriler

Bilinçsiz sırtlanlarda kaçtım kendimden

 

Genzimden aşağı ittim kendimi

Ellerimden kaçırdım ilenmelerimi

Aklım boşandı ilintilerden

Bir onlar kaldı içimde

Sır bekçilerim…

 

Roda Uyanık

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/5/2008 - Rintruz Namesi

Kategori: rintruz

uzun bir yol geçseydim gözlerimin bakışsız yontularından keşke/

bir kez daha söylenebilseydi o ilk anın büyüsü/

geçip gitmeseydin sancılı sarsılışlardan/

bir karanlığa ışıktan doğmak kazanımlığında/

dağılıyor saatlerim boşluğun çektiği yerdeyim/

biliyorum korunmasız kelimelerim/

sussa aklım sana anlatacak derdini iklimim ama susmuyor/

deliren kollarım kopasıca parmaklarım işlemek istiyor hiç yaşanmayanı/

canım acıyor bilmediklerimden kanım akıyor bilip de bildiremediklerimden/

tofana avuçlarımı açmışım oysa gelsen sormayacağım sana kimsin diye/

enkazında kalabileceğim bir gerçek tutuyorsan elinde/

susmak zorunda değilim de midem ağrıyor krampları zor atlatır bu bünyem/

kendimi kaç kez bıraktım surların kucağına sırlarını fısıldadığı zaman korkmadım mumyalanmaktan ama ağır geliyor yaşam/

sevda gibi/

 

elbet yağmur temizleyecek yüreğimizin sokaklarını ama takatim dizimden çıktı aklımca/

var mı hayata dair sevdanın alımlık seyri varım ben gülüşümle/

davet değil elbet icabet gerekmez ama saydam bir kimseyim ben kimsesizliğimden uzak/

kıyıdaki dalga gibi zorbayım içimin kumlarına/

bıraktım belki kendimi kurşun ağırlığınca içimin derinliklerine ama yüzeye yakınsa gözleri bir dilencinin duası varır gözlerime/

 

kızma ama keşke sen hep olsan yanımda ya da bir idrak mesafesinde/

olmaman iyi aslında şimdi burda belkide bilmemen de /

çok biziz aslında sadece kapı duvar aynı malzeme çarpışınca çok ses çıkıyor ve ben korkuyorum belki de güzel bir şey korkmam beni kaçırtıyor benden/

karmaşık değilim aslında sadece yeteneksizim buhranlara sanki kapıyı açsam yerle bir edilecek evim biliyorum oysa sen bilmezsin yakıp yıkmayı/

kanım sessizce konuluyor içi altın dışı gümüş kaseye /

 

Roda Uyanık

 

 

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/4/2008 - Kaburga Cinayati

Gizem kuyusunda ellerin karıştığı kargaşada lazım gelen selamlama. Kimsesizliğiyle övünen suratlardık aranılası zamanda.
Yetmedi epriyen yanların kuşatması...Yetmedi tınısını kesmeye..
O sırtlan çığlığı esnetir ucuz kalabalıkları. Griye boyanan düşlerin hikmetinden sual olunur mu, kadırga kasvetiyle yamalarken gülüşleri?
Sayfalarını arkasına alanlar, sağırdırlar tüm çirkin seslere.
Kokusunu aldığım tümcelerin lezzetine sığınıyorum.
Kelimeler bölücülüğünde aydınlanıyor kaburga cinayetleri.
Yoksuzluğumdur seni kaçırtan tadını bilmediğin, rengine dokunmadığın o yerlere.
Bilseydim; yanlılığımın sana sonsöz olacağını, çoktan devirmiştim ellerimle çizdiğim o yüzü. Susuşlarında biriken tüm çığlıklar... Mat halim yüzünü boyamaya başlayınca anlayacaksın siyahtan başka rengimizin olmadığını... Olamayacağını...
İsyanım sen kokuyor sandın. Yokuş aşağı inen kırmızı kar taneleri ivmesiyle... Saklayabildiğimiz kadar yanarız ya, olsun...
Tünesin gecikmiş zamanlarımıza hüzün. Dar alanlarda kimyası bozuk suratlarına... Görmemezlikten gelmek gibi bir şey bu...
Erteleyebileceğim cinayetler gözlerimde... Gözlerim, olduğu yerde. Tanımı henüz yapılmamış, keşfi ciğerlerinde aldığın nefes kadar gerekli.


Roda Uyanık


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/3/2008 - Rintruz Ayaklanması

Kategori: rintruz

 

Seni kusuyorum...
Bitmiyorsun...
Öyle zehirlemişsin ki...

Düzeysiz, saçsız ara takımı gözlerimin ortası.

Bulut çöktü içimin aydınlığına.

Offf çek işte kaldır ellerini, gözbebeğimden hayalini.

Lanetlendin sen, yedi sülalem tarafından...

Yangının büyük olacak...
Hadi geber...

Geber de kurayım şu taziyeyi...

Roda  Uyanık

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/3/2008 - Künh Devrilişler

Kategori: siirlerim

 

      

 

Yarım kırıklarla dolu kazanım

Ateşten indirilen

İmrenmedim hiçbir modele

Kendimin bendeki suretinden başka

 

Kavruk düşüşlerde bulunan

Antik bir çağ kavmindenim

Dantelli nihayetlere yazılmadı ismim

Gebe kalmadım künh devrilişlere

 

Her ağacın tepesinde eleji doğurdum

Yüzleri doğuya dönük

Kanla emzirdim yüreklerini

Yumrukları aşka dönük

 

Satır satır arandım da

Yılmadım arkama bakmaktan

Gücümde büyüttüm sizi

Sizler sözümdünüz

Yarına sağlam kalması gereken

 

Şimdi kaderin tüm duraklarında indiriliyorum

Her durakta bir sonraki işkence durağını düşünüyorum

Ama susmuyor aklım

Payıma düşeni yaşamadan geçmeyeceğimi biliyorum

Durakları bol vaktimin sessiz hıçkırışı

 

Beni kendime kurban ettiğim

Yaslı, yaşlı bir bekçiyim sırlara…

 

2008-02-16

Roda Uyanık

 

 

Seni dünya edebiyatına armağan ediyorum...Doğumun,tarihin karşı konulmaz bir mucizesi...İyi ki doğmuşsun Gûle...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Sancıttığım tüm beyinler, şimdi enginlerdeler... ...Sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.Yazar\Şair izni olmadan hiçbir ortamda kullanılamaz...

Kategoriler

  • bibliyomani
  • Eleji Eşemeleri
  • rintruz
  • siirlerim
  • yazilarim
  • Arkadaşlarım

    sizofrenaksamlar
    tutanaklarim
    Google



    Create a Lava Lamp

    Psikoloji Sözlüğü




    More Cool Stuff At POQbum.com

    Şiir